Seks Korkuları
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Aşk, Genel, Seslisohbet
Açık alanda seks yapmayı hepimiz hayal etmişisizdir ama Danielle Vincely için dışarda seks yapmak bildiği tek çeşit. 24 yaşındaki Danielle’nin fobisi kapalı alanda seks yapmak.
Seks tamamen doğal ve hayatın eğlenceli bir kısmı olabilir ama hepimiz biliyoruz ki bazen çok stresli olabiliyor. Bir çok saçma seks fobisi var:
Ithyphallophobia ereksiyon hakkında düşünmek, görmek ve ereksiyon olma korkusudur. Bu fobi hem erkeği hem de kadını etkileyebilir. Diğer isimleri de medorthophobia ve phallophobiadır.
Diğer taraftan medomalacuphobia da ereksiyonu kaybetme korkusudur. Birçok erkek ereksiyon olamamaktan korkar.
Gymnophobia mantıksız bir çıplaklık korkusudur. Bu fobi bir başkasını çıplak görmekten korkuyu ve çıplak görünme korkusunu içerir.
Menophobia regl korkusudur. Yalan söylemiyoruz, bu çile hakkında düşündüğünüz zaman biraz korkutucudur.
Anuptaphobia yalnız kalma korkusudur.
Heterophobia, aynı zamanda sexophobia karşı cins fobisidir. Bu fobi ile baş etmek ereksiyon probleminden daha büyük bir sorundur.
Erotophobia seksüel fobilerinin en bilindik olanıdır. Bu fobide seks hakkında herşeyden korkulur.
Eurotophobia ya da kolopophobia bayanların cinsel organlarından korkudur. Bu fobi kişiden kişiye göre değişir. Bazı insanlar düşündüklerinde ters tepki verebilirler bazıları ise seks sırasında bu tepkiyi verirler.
Parthenophobia bakirelerin ve genç bayanların saçma bir korkusudur.
Tocophobia hamile kalma ve çocuk doğurma korkusudur.
Oneirogmophobia ıslak rüya korkusudur.
Son olarak, coitophobia cinsel ilişkiden korkmaktır.
Ne kadar garip gözükselerde bu fobiler bazı durumlar yüzünden ortaya çıkabilir. Cinsel taciz, kötü bir ilişki ya da bir travma. Bu fobiler seks terapistleri ve birkaç kaynak ile düzeltilebilir.
Kullanıldığınızın 7 İşareti
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Aşk, Genel, Seslisohbet
İnsanların ilişkilerinde kullanıldıklarını gösteren genel işaretler:
1. Seks için kullanmak
Genelde bu konuda karşısındakini seks için kullananlar erkeklerdir ama bunu kadınlar da yapabilir. Eğer iki tarafta birbirini seks için kullanıyorsa sorun olmaz. Ancak bu durum tek taraflı ise, karşı taraftaki insanın duyguları incinebilir.
2.
Para için kullanmak
Bazı insanlar sevgililerini sevmedikleri halde onların kendilerine güzel şeyler almalarından dolayı ilişkilerini devam ettirebilirler. Biriyle parası olduğu için birlikte olmak insanları kullanmak için çok eski bir yoldur.
3. Başkasını kıskandırmak için kullanmak
Bu durumda kullanılan kişi kendini aşağılanmış hissedebilir. Bu ortaya çıktığında kullanan kişinin başkasına ilgi duyduğu gerçeği ile karşılaşan kişi kendini çok kötü hisseder.
4. Saygı için kullanmak
Bazen insanlardan şunu duyarız “Kendimi çok iyi hissettiriyor”. Eğer ilişkinizi sadece sizi iyi hissettirdiği için sürdürüyorsanız yanlış yoldasınız demektir.
5. Basamakları çıkmak için kullanmak
Bazen istediğiniz yere tanıdığınız kişiler sayesinde gelirsiniz. Bu durumda da insanlar istedikleri pozisyonlara ulaşmak için güçlü kişiler ile birlikte olurlar.
6. Görüntü için kullanmak
Diğer yarınız sizin için çok şey söylüyor. İnsanların sizin hakkınızda daha iyi şeyler düşünmelerini istiyorsanız görünümünüzü yenileyecek ya da düzeltecek biri ile birlikte olmalısınız.
7. Mutluluk ve bütünlük için kullanmak
Bazı insanlarda şunu duyarız “Beni tamamlıyor”. Aslında biri ile birlikte olmadan önce de siz zaten tamamlanmış bir insansınız. Eğer kendiniz mutlu değilseniz başka biri ile birlikte olunca mutlu olamazsınız. Ayrıca, başkasını sizi mutlu ettiği için kullanmamalısınız, ilişkiler bunun için değildir. İlişki mutluluğunuzun tamamı değil sadece mutluluğunuza eklenen bir şeydir.
Kadınlara Orgazm Tüyoları
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Cinsellik, Genel, Seslisohbet
Her zaman ilgi çeken kadınların orgazm olması konusunda yeni bilgiler var.
1.
Orgazm olmanız için beyninizi kapatmalısınız
Araştırmalara göre orgazmın mutluluğuna ulaşmak için çok rahat olmak ve endişe duymamak gerekiyor. Kadınların beyinlerindeki bazı bölümler korku, endişe ve duygulardan sorumluluar. Ve bu bölümler bayanların etkilenmelerini ve cinsel olarak uyarılmalarını yavaşlatıyor. BU neden bayanlar orgazmı yaşayabilmek için bütün korku ve endişelerini bir kenara bırakmaları gerekiyor. Peki orgazm olabilmek için beyninizi nasıl kapatırsınız?
2. Seks partnerinizden başka birisi ile cinsel ilişki yaşadığınızı hayal edin
“Mutlu bir insan fantezi kurmaz ancak tatmin olamayan kişiler fantezi kurarlar” diye bir söylem vardır ama bu tamamen boş bir laftır. Araştırmalara göre, fantezi kuran kişiler cinsel hayatlarında daha fazla tatmin ve sorumluluk sahibi oluyorlar. Ayrıca, bu kişiler genel olarak seks konusunda daha maceracı oluyorlar. Fanteziler yukarıda bahsedilen etkisizleştirmeyi de engelliyor.
Fantezi kurmak, hafta sonu çocuklar çizgi film izlediklerinde nasıl oluyorlarsa sizde de öyle bir etki bırakır. Araştırmalar sonucunda kadınların seks sırasında erkeklerden daha fazla fantezi kurdukları ortaya çıkmıştır. Bayanlar fantezi kurduklarında endişeleniyorlar çünkü genellikle fantezileri birlikte olduklarından farklı bir insanla birlikte olmak. Ama tabular fantezilerin doğal bir parçası. Düşünceler ne kadar uç noktalarda olursa bu fantezi oluyor ama ölçülü biçimde düşünürseniz bu da orgazm olmanıza yardımcı oluyor.
3. Acıyı hafifletiyor
Araştırmalar sonucunda orgazmın acıyı azalttığı görülmüştür. Orgazm, migreniniz tuttuğunda ilaçlar kadar etkili olmasa da sonuçları daha hızlıdır. Bu yüzden bir dahaki sefere başınız ağrıdığında ağrı kesici almak yerine kendinizi rahatlatmaya çalışın.
4. Orgazm olmanızı nasıl sağlayacağını bilmeyen biri ile ilişki yaşamak istemezsiniz
Çoğu erkek bayanların klitorisi hakkında pek bilgi sahibi değillerdir. Erkek arkadaşınızın sizi orgazma nasıl ulaştıracağını ona öğretin. Eli yerine dilini kullanmak bazen daha yararlı olabilir.
Kadınlar Feminen Erkekleri Beğeniyor
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Genel, Sağlık, Seslisohbet
İngiliz kadınları şimdilerde “artık en güçlü olanın yaşamasını sürdürme ilkesi”nin günümüzde geçerliliğini yitirmiş olması sebebiyle kadınsı görünen erkekleri tercih ediyor. Buna göre kadınların artık kendilerini savunacak, koruyacak erkeklere ihtiyacı yok. Günümüzde daha güçlü ve koruyucu erkekler yerine hassas, romantik, evde kendisine yardım eden, onu düşünen feminen erkeklerden hoşlanıyor.
Kadınların hoşlandığı Hollywood aktörleri de aynı şekilde maskülenden feminene doğru değişiklik gösterdi. Şimdilerde kadınlar Clark Gable ve Sean Connery gibi maskülen erkeklerdense, Orlando Bloom ve Johny Depp gibi feminen erkeklerden hoşlanıyor.
Tarihte kadınlar genellikle kare çeneli, düşük bakışlı, ince dudaklı güçlü erkekleri seçiyorlardı. Ancak bu seçimin bir bedeli vardı. Erkekler ne kadar maskülen olurlarsa eşlerine çocuklarını büyütmek konusunda o kadar az yardımcı oluyorlardı. Araştırmacılara göre, günümüzde sağlık hizmetleri oldukça iyi, bu yüzden kadınlar artık çocuklarının nasıl olacakları konusunda endişelenmiyor ve daha feminen görünümlü erkekleri seçiyorlar.

Bir üniversite tarafından 30 ülkede 4500 kadın üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, sağlık hizmetlerinin kalitesi, sağlık sorunlarının rahatlıkla tedavi edilmesi ile kadınların beğendikleri erkek seçimleri arasında doğrudan bir ilişki ortaya çıktı. Sağlık hizmetlerinin kötü olduğu ülkelerde de kadınların tercihi yine daha güçlü erkeklerden yana.
En iyi sağlık hizmetine sahip olan İsviçre’de kadınların yüzde 68′i feminen erkekleri tercih ediyor. Bunun aksine en kötü sağlık hizmetine sahip Brezilya’da kadınların yüzde 55′i maskülen erkekleri seçiyor.
Kırmızı Etin Fazlası Gözlere Zararlı
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Genel, Sağlık, Seslisohbet
Avusturalya’da 7.000 kişi üzerinde yapılan araştırmada, kişilerin 8-10 yıl boyunca yemek yeme alışkanlıkları incelendi. Yapılan araştırma sonucunda, haftada 10 defadan fazla kırmızı et tüketen kişilerin, 5 kereden daha az yiyenlere oranla sarı nokta hastalığına (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) yakalanma riskinin %47 daha fazla olduğu ortaya çıktı.
Sarı Nokta’ya karşı en fazla koruyucu özelliğe sahip besinleri ise sebze ve meyveler oluşturuyor. Koyu yeşil lifli sebzeler, antioksidan özelliği ve güçlü lutein içeriği ile Sarı Nokta’ya karşı koruyabiliyor.
Lutein; en çok ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve sarı renkli meyvelerde bulunuyor. Ancak yaşa bağlı makula dejenerasyonu hastalığını önlemek için gerekli miktarı bu besinlerle beslenerek almak çok güç olmaktadır. Çünkü yeterli miktarı tüketebilmek için belirtilen besinlerden günlük olarak çok fazla miktarlarda yemek gerekmektedir (örn: Günlük 1,2 kg mısır veya 48 adet yumurta gibi). Bu öğeler, mikronutrisyon* ürünleri yani lutein ve antioksidan desteği olarak dışarıdan sağlanabilir ve sarı nokta hastalığı riski önemli oranda azalabilir.
* Mikronutrisyon, mikro beslenme ile eş anlamlı olup, özellikle vücut için gerekli besin desteklerinin istenen oranda alınması şeklinde tanımlanabilir. Mikro beslenmenin en net örneklerinden birinin vitaminler olduğu söylenebilir.
İştah Bastırma Önerileri
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Genel, Sağlık, Seslisohbet
Görme alanına giren çikolatalı çörekleri savuşturmaya hazır mısın?
1- Sakız çiğnemek iştahı azaltır. Öğlen yemeğinden sonra bir, iki ve üç saat aralıklarla sakız çiğnemek iştahı azlatır.
2- Diyet uygulamakta başarılı, azimli ve iradeli insanların canı asla bir şey çekmez! Yanlış. Diyet sırasında yeme içme arzusuna yenik düşen ve sonra yoluna devam edenler, kilo kaybetme konusunda daha başarılı ve istikrarlı oluyor.
3- Her gün aynı şeyleri yemek iştahı artırıyor. Her gün aynı gıdalarla beslenmek baskıyı artırarak iştahlanmaya sebep oluyor.
4- Her gün aynı gıdaları tüketirsen, canın zırt pırt bir şeyler çeker.
5- Çikolata bağımlılık yapar. Doğru. Journal of American Dietetic
Association’a göre, çikolatanın biyolojik olarak bağımlılık yaratan
bir gıda olup olmadığı kanıtlanmamış olsa da, en arzulanan yiyecek olduğu kesin.
6- Canın bir şey çekiyorsa, dikkatini başka yöne vermelisin.
Yanlış. Başka bir şeye bakman ya da koklaman daha etkili olur. Finders Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, görsel ve duyusal etkenler daha fazla işe yarıyor.
7- Kadınların daha fazla canı bişey çekiyor. Doğru. Özellikle de konu abur cubur olunca. Illinois Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, kadınların kurabiye, şekerleme gibi tatlı yiyeceklere, erkeklere göre daha meraklı olduğu ortaya çıktı.
İşte Zayıflayamama Nedeniniz!
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Genel, Sağlık, Seslisohbet
Aslında yediklerinizin ve içtiklerinizin sizin için iyi olmadığını biliyoruz. Bu yiyecekler şeker içeren yiyeceklerdir. Şekerle dolu yiyecekler ve içecekler tüketiyoruz. Sonuç olarak vücudunuz bunu sindirmekte zorlanıyor ve yağ olarak depoluyor. Bunun yanı sıra vücudunuz toksinlerle ne yapacağını bilemediği için bunu yağ olarak depolar ve bize selülit olarak geri döner.
Sağlıksız yiyecekler ve içecekler bir asit tabanı oluştururlar. Ayrıca stresinde asit seviyesini artırdığını biliyoruz. Sonuç olarak vücudunuz asit tabakasından korunmak için onun üzerini yağ ile kaplar.
Asitten korunmak için vücudumuz depoladığı yağların eritilmesine izin vermez. Düzenli olarak egzersiz yapsanız bile, asidin organlarınıza zarar vermemesi açısından vücut bu yağları yakmaz.
Sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersizlerin yaşam tarzınız olmasını sağlayın!
Kadın evlenmek istemezse!.. Peki, şimdi ne olacak?
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Aşk, Genel, Seslisohbet
![]() |
|
|
Nasıl bir kadın profili?
Tıpkı başka ülkelerde olduğu gibi Türk toplumunda da evlenmek istemeyen ya da çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların oranında artış gözleniyor. Bu kadınları daha yakından tanımak için Persona Life, Sağlıklı Yaşam ve Danışmanlık Merkezi’nden Sosyal Psikolog Dr. Ufuk Akın’ın kapısını çaldık. Nasıl bir kadın profili evlenmek istemiyor ve anne olmak istemiyor? Ben evlenmek ve çocuk sahibi olmanın kadınların, toplumun gözünde birlikte değerlendirildiğini düşünüyorum son yıllarda. Evli olup da çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların oranı zaten düşük. Ama çoğunlukla çocuk sahibi olmak istemeyen kadın, evlenmiyor da zaten. 30′lu yaşların sonuna gelip evlenmek istiyorum diyen kadınların çoğu ‘evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorum’ diye dile getiriyor. Bu kadın profili hangi kuşaktan, hangi yıllar arası doğmuşlar? Türkiye’de nasıl bir dönemde yetişmişler? Büyüme ve yetişme koşulları nasıl bir döneme gelmiş ve bu onları nasıl etkilemiş? 20′li yaşlarda çocuk sahibi olmakla ilgili konu çok gündeme gelmiyor, gelse bile daha zaman olduğu için geçiştiriliyor. 30′lu yaşlar başlayınca konu alevleniyor. Çok uzun yıllar sağlıklı çocuk sahibi olmak için en geç 35 yaşında doğum yapılması gerekir dedi araştırmalar. Oysa şimdi 45′e kadar doğum yapılmasında sakınca olmadığı söylenip, kariyer yapmış evlenmeyi ve anne olmayı ertelemiş kadınların bir bölümü son şansını kullanıp anne olmayı isteyebiliyor. İşte tam da 35 sonrasında bu soru çok netleşiyor: Anne olmak istiyor muyum? Bu kadınların önlerinde 40′ların sonu, 50′lerinin ortasında feminist akımın ülkemizdeki öncüleri olan yıpranmış bir kadın ekibi var. Bu kadınlar kariyerlerinde yükselmiş, başarılara imza atmış, ama bunu hem evde çocuk bakarak, hem işteki erkek egemen sistemle boğuşarak yapmış bir jenerasyon. Bu kadınların çoğu bugün başarılı bir iş hayatına sahipler ama çok yorgun, bıkkın, çocuklarını yetiştirmiş ama boşanmış yalnız bir yaşam sürdürüyorlar. Bu kadın profili, nasıl yaşam koşullarından geçmiş genel olarak? Anne olmak istemeyen kadınların büyük bölümünün kendileri için kurguladıkları bir yaşam biçimi var. Hayatı sadece kendi istedikleri gibi başkalarına bağlı olmadan sürdürmek istiyorlar. Bu bazen kariyer yapmak; bazen bir erkekle sadece sevgili olarak ilişki kurmak, bedenini deforme etmemek, bazen seyahat etmek, eğlenmek, yaşamın tadını çıkarmak gibi hedefler olabiliyor. 30′lu yaşlara kadar bağımsız yaşamış bu kadınlara, bir çocuğa, dolayısıyla da babasına bağlı bir yaşam çok zor geliyor. Artık genç kadınlar için sadece evlilik değil, ortak karar almak bile bağlılık olabiliyor. Bir çocukla birlikte, bir diğer canlının yaşamının sorumluluğunu almak gerekiyor. Aile ve yakın çevredeki rol modelleri bu seçimde ne derece etken oluyor? Bugün anne olma kararı alacak kadınların çoğunun ya annesi, ya ablası, ya da teyzesi bu kadınlar. Yani önlerindeki rol modeli… Onlara bakınca anne olmanın yıpratıcı, kendinden vazgeçirici bir yanını görüp istemiyor genç kadınlar anne olmayı. Bazı kadınlar ise tam tersine, annelerinin yaptıkları hataları tekrarlamak istemiyorlar. Annesi gibi olmaktan, çocuklarına annesi gibi davranmaktan korkuyorlar. Bir çocuğun psikolojisinin sorumluluğunu almayı, hata yapıp ona zarar verme riskini yaşamak istemiyorlar. |
Erkeği aldatmaya iten kadınlar
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Aşk, Genel, Seslisohbet
![]() |
|
|
Aldatma hikayeleri şu sıralar magazin gündeminde sanki her zamankinden daha fazla yer işgal ediyor. Bir yandan mutluluğu öteki kadın ya da erkeğin kollarında arayanların öyküleriyle sadakatsizliğin artık ne derece sıradanlaştığını görüyor, bir yandan aldatılanların negatif ruh hallerini ve yaşadıkları travmaları anlamaya çalışıyoruz. Aldatmanın çok kötü bir şey olduğuna inanıyor ama içten içe yeni biriyle gizli kapaklı birlikte olmanın heyecanını da merak ediyoruz. Bazen de şüphelerimize yenilip kendimizi bir dedektifçilik oyununun ortasında buluveriyoruz.
Kısaca, galiba hepimiz aldatmanın öznesi ya da nesnesi olmayı kesinlikle arzuluyoruz. ERKEKLERLE İLGİLİ ÖNYARGILAR KADINLARI ŞÜPHECİ YAPIYOR Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi‘nden Konsültasyon Lezyon Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Arıkan, insanın doğası gereği zaten şüpheci olduğunu söylüyor. Ancak her şeyin altında bir bit yeniği aramanın zararlı olduğunu ve aşırı şüpheciliğe paranoya denildiğini de eklemeliyiz. Arıkan, psikiyatride dört tür şüphecilik bulunduğunu, bunlardan birinin kişinin aldatıldığına dair yoğun bir şüpheyle sarmalandığı kıskançlık duygusu olduğunu belirtiyor. Kıskançlık duygusu, belli bir dozu aşmadığı sürece kadın-erkek ilişkilerinde sevgi ve bağlılığın göstergesi olabilir. Ama bazen dizginlenemez boyutlara varabilir, sınırları aşar ve sonunda da saplantıya dönüşebilir. Zira son zamanlarda ayyuka çıkan aldatma ve aldatılma hikayeleri, kısacası aldatmanın sıradanlaşması; bu tür durumların her an her yerde yaşanabileceği sinyalini veriyor. Kısaca erkeklerin doğaları gereği sadakatsiz oldukları önyargısı damarlarında şüphe virüsü taşıyan biz kadınları iz peşine düşürüyor ve birer aşk dedektifine dönüştürmeye yetiyor. Ve çoğu zaman ortada fol da, yumurta da yokken, hızlı bir takip süreci başlıyor. Erkekleri nasıl kaçırıyoruz??? >>>>>>>> |
HÂLÂ NAFTALİN KOKULU YÖNTEMLERE BAŞVURULUYOR
Aşk dedektifliğinde geleneksel yöntemler kullanmak hâlâ revaçta. Sürekli soru sormak ya da özel eşyalar üzerinde iz sürmek dışında, sevgiliyi dışarıda takip etmek, söylediği yere gidip gitmediğini kontrol etmek için peşine düşmek ya da işyerine sürpriz kisvesi altında baskın düzenlemek de iz süren kadınların başvurduğu klasik yöntemlerden.
Aldatılma şüphesiyle yaşayan bu kadınlar sinirli ve sürekli sorgulayıcı tavırlarıyla da hemen fark ediliyorlar. “Neredeydin?”, “Neden geç kaldın?” “O konuştuğun kadını daha önce nerede görmüştün?” ya da yeni tanışılan bir kadınla ilgili, “Aranızdaki samimiyet gözümden kaçmadı” gibi sıkıcı sorularla sorgulamalar bir dedektifin suçluya ulaşmak için zanlılara yönelttiği soruları hatırlatır.
Sevgilinin mesleği; sürekli şehir veya yurtdışına gitmesini gerektiriyorsa, vay haline! Zira iş gezilerini sevgilinin kaçamak yapmak için uydurduğu bahaneler olarak gören şüpheci kadın, oteli arayacak ve sevgilisinin gerçekten orada kalıp kalmadığını kontrol edecektir.
Sevgiliyi ya da kıyafetlerini koklayarak, herhangi bir kadın parfümünün izini sürmek ya da kıyafetler üzerinde çeşitli lekeler aramak da anneannelerimizden miras kalan ama aldatılma meraklısı birçok kadının başvurduğu naftalin kokulu yöntemlerden…
“NEREDESİN, FOTOĞRAFINI ÇEK GÖNDER!”
Ultra modern teknolojik yöntemlere gelince, birçok meziyete sahip cep telefonları aldatılma şüphesiyle erkeklere nefes aldırmayan kadınların son zamanlardaki en büyük yoldaşları. Zira hızla gelişen ve yenilenen son model ürünler, iz sürme metotlarını da geliştiriyor.
Yeni çıkan 3G teknolojisine sahip ürünlerle birlikte, en moda ve en etkili iz sürme yöntemi “Neredesin, fotoğrafını çek gönder!” emri vermek. Parkta, plajda, bahçede kısaca dilediğiniz her yerde sevdiklerinizle görüntülü konuşma imkanı tanıyan 3G teknolojisi, sevgilinizle aşığının yatağında da konuşmanızı sağlayacak. Tabii bu konularda uzmansa, konuşurken arkaya başka bir görüntü koyabilme şansı olduğunu belirtmeden geçmeyelim! Gördüğünüz gibi bu çok akıllı 3G’li ürünler her iki tarafı da düşünmüş.
Haritadan aranılan kişinin nerede olduğunu gösteren cep telefonlarıysa pusuya yatmış kadınların en büyük silahlarından; bu defa sevgiliye kaçış yok! E-posta şifrelerini kırarak tüm mesajları gözden geçirmek, MSN hesabına girerek yazışmaları bilgisayara kaydetmek ve bunları okumak, sevgilinin Facebook’taki arkadaş listesini incelemek, şüpheli kadın arkadaşların listesini çıkarıp sevgiliden bu kadınların ayrıntılı özgeçmişini talep etmek, erkekleri tuzağa düşürme mesaisinin en temel stratejilerini oluşturuyor.
AŞIRI KISKANÇLIK İLİŞKİYİ KOLAYCA ZEDELİYOR
Tüm bu stratejiler, eğer ortada gerçekten bir aldatma vakası varsa, erkeği köşeye sıkıştıracak ve onu suçüstü yakalatacaktır. Fakat böyle bir durum olmadığı halde; kadının salt aldatılma merakı ve hayali bir sevgiliden emin olmadan, sadece önyargılarla hayali ipuçlarının peşinden koşmak sevgiliyi uzaklaştırıp, soğuturken, kadınla erkeğin arasına da kapanması zor bir uçurum açabilir.
Uzmanlar; yazılı ve görsel medyada duyup okudukları aldatma hikayelerinin kahramanlarına öykünen, aldatılmış olmanın haklı ezikliğini tatmak isteyen ve sevgililerini tuzağa düşürmekten adeta zevk alan bu tip şüpheci kadınların böyle davranarak ilişkilerini riske attıklarını unutmamaları gerektiğini vurguluyorlar. Kadınlara ilişkiyle ilgili endişeleri varsa bunu açıkça dile getirmelerini ve sevgilileriyle iletişimlerini her zaman güven çerçevesinde sürdürmelerini öneriyorlar.
Son olarak; sevgilisini çok seven, aldatmayı aklından bile geçirmeyen ama onun baskıcı davranışları sonucu mutluluğu ve huzuru çevresindeki başka kadınlarda arayan erkeklerin sayılarının hiç de az olmadığı akıldan çıkarılmamalı!
Onun gerçek hislerini nasıl anlarsın?
Nisan 28, 2010 Yazan
: Senay
Kategori Aşk, Genel, Seslisohbet
![]() |
|
|
Mesela partide yeni biriyle tanıştın; kur yaptığını fark ediyorsun fakat senden hoşlanıp hoşlanmadığını tam olarak anlamış değilsin. Nasıl çözersin?
‘Irresistible Attraction’ kitabının yazarı Kevin Hogan, “Erkekler duygularını bastırmaya şartlanır ve hissettiklerini kadınlar kadar rahat belli edemez” diyor. Neyse ki çoğu zaman beden diliyle hissettiklerini açık ediyorlar. Sana da bunu nasıl yorumlayacağını öğrenmek kalıyor. Üzerine titriyor Rüzgârda gözlerinin önüne gelmiş saçlarını düzeltiyorsa; babacan bir tavır sergilemiyor, sana ilgi gösteriyor demektir. ‘Success Signals’ kitabının yazarı ve Beden Dili Uzmanı Patty Wood, “Bir erkek karşısındaki kadından etkileniyorsa, onun saçı ve kıyafetinde ufak düzeltmeler yaparak onunla ilgilendiğini gösterir” diyor. “Bunu hayvanlar da potansiyel eş adaylarının üzerindeki böcekleri temizleyerek yapıyor.” O muhtemelen sana dokunmak için uygun zamanı kolluyor ve şahsi alanına ne kadar dâhil olabileceğini kafasında ölçüyor. Fakat ellerinin vücudunun neresinde gezindiğine dikkat et. Wood “Eğer seninle ilgili duyguları samimiyse kesinlikle göğüs ve kalça bölgenden uzak durmalı” diyor. Hafif bir şaşkınlık sezmek En havalı adamlar bile bunu yapar. Bir şeyi büyüleyici bulduğunda bu yüz ifadesine muhakkak yansır. Seninle konuşurken hafifçe kaşlarını kaldırıyor, dinlerken heyecanlı görünüyorsa anla ki fazlasıyla ilgisini çekiyorsun. Wood, “Bu bir bilinçaltı reaksiyonu” diyor. Bu da demek oluyor ki gördükleri hoşuna gidiyor ve kendini bırakmak istiyor. Omuzları nasıl duruyor? >>>>>>> |
Göğsünü sana doğru dönüyorsa
‘Why Him? Why Her? The Reasons: Evolution of Ego’ kitabının yazarı Helen Fishef, “Eğer bir erkek göğsünü tam senin olduğun yöne doğru çeviriyorsa, tam olarak dikkati sana yoğunlaşmış demektir” diyor. Tıpkı bir gorilin göğsünü yumruklayıp, kükremesi gibi bir erkeğin göğsünü sana dönmesi şu anlama gelir: “Bana bak. Ben önemliyim!”
Omuzlar serbest
Muhabbete girdiğiniz ilk anlarda “Ormanların Kralı” tavrından vazgeçip omuzlarını serbest bırakıyor ve daha küçük görünmeye çalışıyor. Hogan “Omuzları serbest bırakmak erkeklerin kadınlara daha erişilebilir görünmesinin bir yoludur” diyor. Fishef’a göre “Vücudunun pozisyonu, ‘Seninle aynı hizadayım, hadi konuşalım’ diyor” ve rahat duruşu (çömelmek de buna dâhil) savunma yapma ihtiyacı hissetmediğini ve rahat olduğunu gösteriyor.





